2025-2027 Dönemi Stratejik Planı

10

1. KURUMSAL ÇERÇEVE VE BAĞLAM

1.1. Giriş ve Stratejik Vizyon

Agora Derneği olarak, 2025-2027 dönemine ilişkin stratejik planımız, kuruluşumuzun hak temelli yaklaşım felsefesine, kesişimsel perspektifimize ve bölgesel, ulusal ve uluslararası ağ kuruculuğu misyonumuza dayanmaktadır. Bu plan, derneğimizin son dönemdeki kurumsal dönüşüm deneyimlerinden, saha çalışmalarından ve önümüzdeki döneme ilişkin öngörülerimizden beslenerek, 2025 yılı ocak ayında üye ve gönüllülerimizin yanı sıra çeşitli platformlarda iş birliği içinde olduğumuz sivil toplum örgütlerinin katkısıyla kaleme alınmıştır. Planlama sürecinde mevcut çalışmaların değerlendirilmesinin yanı sıra, Agora Derneği’nin güçlü ve geliştirilmesi gereken yönleri, mevcut fırsatlar ve karşı karşıya olduğu riskler dikkate alınmıştır.

Planın hazırlanmasında, Türkiye’de ve bölgede sivil toplumun karşı karşıya olduğu yapısal zorluklar, hak temelli çalışmaların önündeki engeller ve mevcut kapasite boşlukları kapsamlı bir şekilde analiz edilmiştir. Plan, bir yandan Türkiye ve bölgedeki değişen siyasal, toplumsal ve ekonomik koşullar karşısında hak temelli sivil toplumun karşı karşıya olduğu güçlükleri dikkate almakta diğer yandan bu koşullar içerisinde yeni dayanışma, bilgi üretimi, savunuculuk, kültürel üretim ve örgütlenme biçimlerinin geliştirilmesi için olanaklar yaratmayı amaçlamaktadır.

Agora Derneği’nin temel yönelimi, mevcut çalışma alanlarını genişletmek ve bu alanlar arasındaki ilişkileri güçlendirerek daha bütünlüklü bir çalışma modeli geliştirmektir. 2025-2027 yılları arasında, mülteci hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumsal barış, kültürel çalışmalar ve kolektif hafıza alanlarındaki çalışmalarımızı derinleştirerek hem yerel hem de uluslararası düzeyde insan hakları savunuculuğunu güçlendirmeyi ve sürdürülebilir bir bölgesel sivil toplum ekosisteminin inşasına katkı sunmayı hedeflemekteyiz. Agora Derneği bu bağlamda kendisini bilgi üreten, deneyim paylaşımını kolaylaştıran, yerel ve bölgesel aktörleri birbirine bağlayan, hak temelli savunuculuğu güçlendiren ve farklı mücadele alanları arasında ilişkiler kuran bir aktör olarak konumlandırmaktadır.

1.2. Temel Değerler ve Çalışma İlkelerimiz

Bu hedeflere ulaşmaya çalışırken temel değerler ve çalışma ilkelerimiz şunlardır:

  • Hak Temelli Yaklaşım: İnsan haklarının evrenselliği, bölünmezliği ve birbiriyle ilişkiselliği esastır.
  • Kesişimsellik: Toplumsal cinsiyet, etnik köken, sosyo-ekonomik statü, engellilik, yaş ve cinsel yönelim gibi eşitsizlik eksenleri bir arada değerlendirilir.
  • Katılımcılık ve Taban Merkezlilik: Karar alma süreçlerinde hedef kitlelerin doğrudan katılımı sağlanır.
  • Dayanışma ve Ağ Kuruculuğu: Yatay örgütlenme modelleriyle kolektif direnç ve ağ tabanlı mücadele desteklenir.
  • Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik: Tüm faaliyet ve finansal süreçler paydaşlara ve kamuoyuna açıktır.
  • Güçlendirme: Yerel aktörlerin kendi mücadele kapasitelerini geliştirmeleri teşvik edilir.

1.3 İhtiyaç Analizi

Planın hazırlanmasına yol açan temel saptamalar ve ihtiyaç analizi şu gözlemlere dayanmaktadır:

  • Türkiye’de Sivil Alanın Daralması ve Hak Temelli Çalışmaların Zorlaşması: Son yıllarda, sivil toplum örgütlerinin çalışma alanı giderek daralmakta, insan hakları savunuculuğu ve izleme faaliyetleri artan bürokratik, siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, örgütlerin yalnızca programatik kapasiteye değil, aynı zamanda kurumsal dayanıklılık, risk yönetimi ve dayanışma ağlarına yatırım yapmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle Agora Derneği’nin stratejisi yalnızca kendi kurumsal kapasitesini artırmaya değil, daha geniş bir sivil toplum ekosisteminin kapasitesini ve dayanıklılığını güçlendirmeye odaklanmaktadır.
  • Bölgesel ve Uluslararası Ağların Güçlendirilmesi İhtiyacı: Yerel örgütler, artan baskılar ve kaynak kıtlığı karşısında yalnızlaşmakta, ulusal ve uluslararası dayanışma ağlarına erişimleri sınırlanmaktadır. Haklar için Akdeniz Ağı (MEDNR) deneyimi, bölgesel iş birliğinin ve yatay öğrenmenin bu zorluklarla başa çıkmada ne kadar kritik olduğunu göstermiştir. Ancak ağın daha sistematik ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir.
  • Mülteci Hakları ve Geri Dönüş Süreçlerinde Veri ve İzleme Boşluğu: Göç ve geri dönüş süreçleri insan hakları, sosyal politika, toplumsal cinsiyet, güvenlik, ekonomik koşullar ve bölgesel siyasetle iç içe geçen çok boyutlu bir alan oluşturmaktadır. Bu süreçte, geri dönüşlerin gönüllülük, güvenlik ve onur temelinde ilerlemesi için bağımsız ve sistematik bir izleme mekanizmasına acil ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye’deki STÖ’lerin bu alandaki izleme kapasitesi ve araçları yetersizdir. Bu süreçlerin hak temelli ve bağımsız biçimde izlenmesine duyulan ihtiyaç devam etmektedir.
  • Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinin Yetersiz İçselleştirilmesi: Birçok hak temelli örgüt, toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal işleyişine ve programatik yaklaşımına sistematik olarak entegre etmekte zorlanmaktadır. Özellikle mülteci geri dönüşü, toplumsal barış, sosyal uyum gibi karmaşık süreçlerde, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, ayrımcılık ve kadınların, LGBTI+lerin özgün ihtiyaçları görünmez kılınmakta, politikalar ve müdahaleler bu kesimlerin deneyimlerini dışarıda bırakmaktadır.
  • Toplumsal Barış İhtiyacı: Toplumsal kutuplaşma, geçmişle yüzleşme eksikliği, yerinden edilme ve çatışma deneyimleri toplumsal hafıza ve barış çalışmalarını bölgesel bir stratejik ihtiyaç haline getirmektedir. Bu deneyimlerle yüzleşme, kolektif hafızayı onarma ve toplumsal barışı inşa etme çalışmaları, sivil toplum için hayati bir alan olmasına rağmen bu alandaki çalışmalar hem nicelik hem de nitelik olarak (özellikle bölgemizde) yeterli değildir.
  • Kültürel Çalışmalar ile Hak Mücadeleleri Etkileşiminin Yetersizliği: Agora Derneği kültürel üretimi hak savunuculuğunun bir aracı olarak değil hak temelli toplumsal dönüşümün bir parçası olarak görmektedir. Bu nedenle tüm çalışma alanlarının kültürel üretimlerle desteklenmesi önceliklendirilmiştir.
  • Finansal Belirsizliğin Artması ve Kurumsal Dönüşümler için Esnekliğin Oluşturulması: Sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya olduğu finansal belirsizlik ve kurumsal esnekliğin yeterince bulunmaması uzun vadeli programların sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır.

Bu tespitler doğrultusunda, 2025-2028 Stratejik Planımız, aşağıda detaylandırılan öncelikli çalışma alanları ve hedefler etrafında şekillendirilmiştir. Planın başarısı, belirlenen stratejik yaklaşımların ve uygulama araçlarının etkin kullanımına bağlıdır. Stratejik hedefler, yıllık operasyonel planlara ve bütçelere dönüştürülecektir. Her hedef için, ilgili komisyonlar sorumlu olacak ve çalışma planları oluşturacaktır. İlerleme, Yönetim Kurulu ve komisyonların katılımıyla düzenli olarak gözden geçirilecektir.

1.4 Stratejik Konumlanma

2025–2028 döneminde Agora Derneği’nin stratejik konumu altı temel işlev üzerinden şekillenecektir:

1-Bilgi üretimi: Hak ihlalleri, kamu politikaları ve toplumsal dönüşümler hakkında bağımsız, güvenilir ve kullanılabilir bilgi üretmek.

2-Kapasite geliştirme: Yerel ve bölgesel sivil toplum aktörlerinin araştırma, izleme, savunuculuk, toplumsal cinsiyet eşitliği ve örgütsel kapasitesini güçlendirmek.

3-Ağları Güçlendirmek ve Yeniden Yapılandırmak: Yerel, ulusal ve bölgesel aktörler arasında bilgi, deneyim ve dayanışma paylaşımını kolaylaştırmak, ortak üretim ve ortak savunuculuk olanakları yaratmak.

4-Savunuculuk ve toplumsal etki: Üretilen bilgi ve deneyimi karar alma süreçlerine, kamuoyuna ve toplumsal tartışmalara taşıyarak hak temelli değişime katkı sunmak.

5-Kültürel Üretim ve Toplumsal Dönüşüm: Anlatıları, hafızayı ve toplumsal diyaloğu dönüştürmek.

6-Kurumsal ve Finansal Dayanıklılığı Geliştirmek

Bu işlevler, birbirini besleyen bir stratejik döngü olarak ele alınacaktır. Stratejik amaçlar arasında doğrusal değil, karşılıklı güçlendiren bir ilişki bulunmaktadır. Mülteci hakları alanındaki izleme ve araştırma çalışmaları, toplumsal cinsiyet perspektifiyle derinleştirilecektir. Toplumsal cinsiyet perspektifi, kültürel üretim, kolektif hafıza ve toplumsal barış çalışmalarına entegre edilecektir. Bu alanlarda üretilen bilgi ve deneyim MEDNR ve diğer ağlar üzerinden bölgesel ölçekte paylaşılacaktır. Ağlar, ortak savunuculuk ve yatay öğrenme kapasitesini güçlendirecektir. Kurumsal ve finansal dayanıklılık ise tüm bu çalışmaların sürdürülebilirliğini sağlayacaktır.

2. Öncelikli Çalışma Alanları ve Stratejik Hedefler

2.1. Mülteci hakları, geri dönüş ve sosyal uyum süreçlerinde izleme ve savunuculuk kapasitesini güçlendirmek.

Suriyeli mültecilerin geri dönüş süreci, uluslararası insan hakları hukuku ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından kritik bir öneme sahiptir. Türkiye’deki sivil toplum örgütleri, bu sürecin gönüllülük, güvenlik ve onur temelinde ilerlemesi için vazgeçilmez bir izleme ve savunuculuk rolü üstlenmek zorundadır. Bu bağlamda, derneğimiz 2025-2028 dönemi boyunca aşağıdaki stratejik hedefleri önceliklendirmektedir:

  • Hedef 1: Sivil Toplumun İzleme Kapasitesini Güçlendirmek: 2025 yılında geri dönüş öncesi ve sonrası süreçlerin izlenmesi için ilgili STÖ’lere yönelik kapsamlı bir kılavuz hazırlanacak ve yaygınlaştırılacaktır. Bu kılavuz, gönüllülüğün doğrulanmasından, güvenli varış ve temel hizmetlere erişimin takibine, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin izlenmesinden kamu kurumlarının hesap verebilirliğinin denetlenmesine kadar geniş bir çerçeve sunacaktır. Önümüzdeki dönemde, bu kılavuzun uygulanmasını yaygınlaştırmak ve Türkiye’deki hak temelli STÖ’lerin izleme kapasitelerini artırmak öncelikli hedefimizdir. Bu amaçla, eğitim programları, savunuculuk araçları ve deneyim paylaşım platformları geliştirilecektir.
  • Hedef 2: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Dayalı İzleme ve Savunuculuğu Derinleştirmek: Geri dönüş süreçleri kadınları, çocukları, erkekleri ve LGBTI+ bireyleri farklı şekillerde etkilemektedir. İzleme çalışmaları, bu farklılıkları görünür kılacak ve deneyimleri ayrıştırarak ele alacak şekilde tasarlanmalıdır. 2025-2028 döneminde, izleme çalışmalarımızda ve savunuculuk faaliyetlerimizde toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini anaakımlaştırmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, ayrımcılık, hizmetlere erişim engelleri ve kadınların, LGBTI+lerin karar alma süreçlerine katılımı özel olarak izlenecek ve raporlanacaktır.

2.2. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal ve programatik düzeyde güçlendirmek.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, tüm çalışma alanlarımızı kesen yatay bir önceliktir. 2025-2028 döneminde bu alandaki stratejik hedeflerimiz şunlardır:

  • Hedef 3: TCE Perspektifini Kurumsal ve Programatik Düzeyde Güçlendirmek: Tüm araştırma, izleme ve savunuculuk faaliyetlerimizde TCE perspektifini sistematik olarak uygulamaya devam edeceğiz. Bu kapsamda, tüm saha raporlarımızda ve hazırlayacağımız diğer yayınlarda toplumsal cinsiyet analizine yer verilecek ve farklı grupların deneyimleri ayrıştırılarak ele alınacaktır. Bu yaklaşım, çalışmalarımızın daha kapsayıcı, adil ve etkili olmasını sağlayacaktır.
  • Hedef 4: Bölgedeki STÖ’lerin TCE Kapasitesini Artırmak: Kurucusu ve koordinatörü olduğumuz Haklar için Akdeniz Ağı (MEDNR) ve diğer iş birlikleri aracılığıyla, bölgedeki sivil toplum örgütlerinin toplumsal cinsiyet eşitliğini anaakımlaştırma kapasitelerini güçlendirmeye yönelik yatay öğrenme, deneyim aktarımı ve diğer kapasite geliştirme çalışmaları yürütülecektir. Bu, özellikle toplumsal barış, sosyal uyum ve mülteci hakları gibi alanlarda TCE perspektifinin hayata geçirilmesi için kritiktir.

2.3. Kültürel üretim, kültürel haklar, kolektif hafıza ve toplumsal barış alanlarında yeni üretim ve dayanışma alanları geliştirmek.

Agora Derneği, hak temelli mücadelenin yalnızca hukuki, politik ve kurumsal araçlarla yürütülemeyeceği yaklaşımından hareket etmektedir. Bu nedenle kültür ve sanat, Agora Derneği açısından toplumsal ilişkileri dönüştürme, farklı deneyimleri görünür kılma, çoğul anlatıları güçlendirme ve toplumsal diyaloğu geliştirme potansiyeline sahip stratejik çalışma alanlarıdır. Bu çalışmalar özellikle göç, yerinden edilme, toplumsal cinsiyet, ayrımcılık, çatışma, toplumsal hafıza ve barış meseleleriyle ilişkilendirilecektir.

  • Hedef 5 Dijital Kültürel Çalışmalar ve Toplumsal Hafıza Platformu Kurmak ve Geliştirmek: Bu platform, farklı coğrafyaların kültürel çalışmalar, toplumsal barış ve kolektif hafıza alanındaki birikimini Türkçeye kazandırmayı ve hak mücadelesini kültürel üretimle buluşturmayı amaçlamaktadır. Önümüzdeki dönemde, bu platformu aktif bir içerik üretim, etkinlik ve yatay öğrenme mekânı haline getirmek için çalışmalar sürdürülecektir.
  • Hedef 6 Kolektif Hafıza ve Toplumsal Barış Çalışmalarını Derinleştirmek: Bu başlıklarda Türkiye’deki ve MEDNR Ağı kapsamındaki ülkelerde sivil toplum ekosistemini güçlendirmek, mevcut kapasiteyi artırmak, yerel ağlara bu başlıkları taşımak için başlattığımız tartışmaları, atölye çalışmaları, söyleşiler ve yeni yayınlarla derinleştireceğiz. Bu çalışmalar, toplumsal barış, geçiş dönemi adaleti ve dönüştürücü adalet kavramlarını sivil toplum pratiğine yaymayı ve bu alanda savunuculuk kapasitesini geliştirmeyi hedeflemektedir. Kolektif hafıza çalışmaları, geçmişle yüzleşme ve toplumsal onarım için vazgeçilmez bir araçtır.

2.4 Bölgesel ve uluslararası ağ kuruculuğunu güçlendirmek, yatay öğrenme ve ortak savunuculuk kapasitesini geliştirmek.

Agora’nın kuruluşundan bu yana önem verdiği temel çalışma alanlarından biri, yerel deneyimleri ulusal, bölgesel ve uluslararası dayanışma ağlarıyla buluşturmaktır. Bu nedenle bölgesel ağları dayanışma, ortak üretim, ortak savunuculuk ve kriz dönemlerinde karşılıklı destek sağlayan stratejik yapılar olarak ele alıyoruz.

  • Hedef 7 MEDNR’nin Kurumsal ve Programatik Kapasitesini Güçlendirmek: MEDNR’nin sürdürülebilir, katılımcı ve etkin bir bölgesel ağ olarak gelişmesi için ağın çalışma mekanizmaları ve iletişim kanallarını güçlendirerek üyelerin karar alma ve çalışma süreçlerine aktif katılımını teşvik edeceğiz. Öncelikli çalışma alanlarımızda düzenli bölgesel ağ toplantıları ve tematik buluşmalar gerçekleştireceğiz. Böylece ağın yerel ve uluslararası kapsamını büyütmeyi hedefliyoruz.
  • Hedef 8 Bölgesel ve Uluslararası Deneyimlerle Yereli Güçlendirmek: Bölgesel ağların yalnızca ulusal ölçekte görünür olan örgütlerden oluşmaması, yerel ve topluluk temelli aktörlerin de bölgesel bilgi ve dayanışma ağlarına erişebilmesi ve bu ağlar aracılığıyla kapasitelerinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

2.5 Kurumsal kapasiteyi, örgütsel dayanıklılığı ve finansal sürdürülebilirliği güçlendirmek.

Derneğin programatik hedeflerinin sürdürülebilir biçimde gerçekleştirilebilmesi, güçlü, esnek, öğrenen ve dayanıklı bir kurumsal yapının varlığına bağlıdır. Agora, 2025–2027 döneminde kurumsal yönetim, insan kaynağı, gönüllülük, finansal sürdürülebilirlik, kaynak geliştirme, dijital altyapı, bilgi yönetimi, risk yönetimi ve kurumsal öğrenme alanlarında kapasitesini güçlendirmeyi hedeflemektedir.

  • Hedef 9: Finansal Kapasiteyi ve Kaynak Çeşitliliğini Güçlendirmek
    Derneğin tek bir finansman kaynağına bağımlılığını azaltacak ve uzun vadeli kurumsal bağımsızlığını destekleyecek çeşitlendirilmiş bir kaynak geliştirme modeli oluşturulması hedeflenmektedir. Derneğin mali yönetim kapasitesi güçlendirilecek, bütçe planlama ve izleme mekanizmaları daha sistematik hale getirilecektir.
  • Hedef 10: Kurumsal Kapasiteyi Güçlendirmek
    Agora Derneği, gönüllü ve üye katılımını derneğin operasyonel ve programatik kapasitesinin temel bir unsuru olarak görmektedir. Bu doğrultuda gönüllü yönetimi ve katılım mekanizmalarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Bilgi üretimi, belgeleme ve kurumsal hafıza süreçleri dijital araçlar aracılığıyla daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirilecektir. Değişen politik, ekonomik ve toplumsal koşullar karşısında risk değerlendirme ve kriz yönetimi mekanizmaları geliştirilecek, stratejik plan dönemi boyunca elde edilen deneyim ve öğrenimler sistematik olarak belgelenecek ve izleyen dönemler için bir öğrenme döngüsü oluşturulacaktır. Bütçe planlamasında yalnızca proje faaliyetleri değil, kurumsal kapasite, koordinasyon, iletişim, bilgi yönetimi ve örgütsel dayanıklılık gibi temel ihtiyaçlar da düzenli olarak yer alacaktır.

3. Stratejik Yaklaşımlar ve Uygulama Araçları

Stratejik hedeflerimize ulaşmak için aşağıdaki yaklaşımları ve araçları benimsiyoruz:

  • Yatay Öğrenme ve Ağ Temelli Dirençlilik Geliştirme: Haklar için Akdeniz Ağı (MEDNR) deneyimimiz, bölgesel düzeyde deneyim paylaşımı ve ortak savunuculuk için temel bir yöntemdir. 2025-2028 döneminde, MEDNR’nin kapasitesini, yerel ayaklarını ve kapsamını yeni çalışma alanlarımızla (örneğin, toplumsal barış, kültürel haklar) daha da güçlendireceğiz. Ağın sürdürülebilirliği ve etkinliği için düzenli toplantılar, ortak projeler ve bilgi paylaşım mekanizmaları hayata geçirilecektir.
  • Araştırma ve Kanıta Dayalı Savunuculuk: Ürettiğimiz kılavuzlar, raporlar ve politika belgeleri, savunuculuk çalışmalarımızın temel dayanağını oluşturmaktadır. Veri toplama, analiz ve raporlama kapasitemizi sürekli geliştirerek, politika yapıcılar ve kamuoyu üzerinde etkili savunuculuk yapmaya devam edeceğiz.
  • Kesişimsellik ve Kapsayıcılık: Tüm çalışmalarımızda, toplumsal cinsiyete dayalı ve diğer farklı eşitsizlik eksenlerinin (etnik köken, sosyo-ekonomik durum, engellilik, yaş, cinsel yönelim) kesişimini dikkate alan kapsayıcı bir yaklaşım benimseyeceğiz. Bu, çalışmalarımızın en dezavantajlı gruplarla çalışan STÖ’lere ulaşmasını ve onların ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayacaktır.
  • Kültürel Üretim ve İletişim: Dijital Kültürel Çalışmalar ve Toplumsal Hafıza platformu ve yayınlarımız aracılığıyla, hak mücadelesini çağdaş sanat, edebiyat ve kültürel hafıza ile buluşturan özgün iletişim stratejileri geliştireceğiz. Bu, mesajlarımızı daha geniş kitlelere ulaştırmak ve toplumsal farkındalığı artırmak için güçlü bir araçtır.

4. Tematik Eylem Alanlarımız:


• İzleme kılavuzlarının, veri toplama ve analiz araçlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması.

• Deneyim paylaşımı ve yatay öğrenme mekanizmalarının geliştirilmesi ve yerel savunuculuk kapasitesinin güçlendirilmesi.

• Bölgemizdeki STÖ’lere yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yatay öğrenme ilkesiyle düzenlenmesi.

• Deneyim ve iyi uygulama paylaşımı uygulamalarının atölyeler ve çevirilerle desteklenerek farklı ülkelerdeki deneyimlerin Türkiye’deki sivil toplum örgütlerine aktarılması.

• Finansal ve kurumsal kapasitenin örgütsel dayanıklılık ve risk yönetimi mekanizmalarını geliştirilmesi

• Toplumsal cinsiyet anaakımlaştırmasına yönelik araçlar ve kaynakların yaygınlaştırılması.

• Bölgesel ortak çalışmalar ve araştırmaların desteklenmesi.

• Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ele alan kültürel ve sanatsal çalışmaların teşvik edilmesi.

• Toplumsal cinsiyet, hafıza ve toplumsal barış arasındaki ilişkileri ele alan etkinlikler ve yayınlar geliştirilmesi.

• Geçiş dönemi adaleti ve dönüştürücü adalet alanındaki uluslararası deneyimlerin bölgemize taşınması.

• Kültür ve sanat alanında çalışan kişiler, kolektifler ve kurumlarla uzun vadeli iş birlikleri geliştirilmesi.

• Kültürel üretim aracılığıyla ortak yaşam, çoğulculuk ve toplumsal barış fikrinin güçlendirilmesine katkı sağlanması.

5. İzleme, Değerlendirme ve Kurumsal Öğrenme

2025–2027 döneminin sonunda Agora Derneği’nin yalnızca kendi çalışma alanlarında güçlenmesi değil, Türkiye’de ve bölgede hak temelli sivil toplum ekosisteminin gelişimine kalıcı ve özgün bir katkı sunması hedeflenmektedir. Stratejik planımızın uygulanmasını düzenli olarak izlemek ve değerlendirmek için, yıllık kurumsal öz değerlendirme mekanizmaları oluşturulacaktır. Bu süreç, Yönetim Kurulu, komisyonlar ve gönüllülerin katılımıyla yürütülecek; elde edilen bulgular, stratejik önceliklerimizin güncellenmesi ve iyileştirme alanlarının belirlenmesi için kullanılacaktır. Değerlendirme, faaliyet çıktılarının yanı sıra, hedef gruplar ve paydaşlar üzerindeki etkiyi de ölçmeye odaklanacaktır. Plan, 2027 yılı sonuna kadar dinamik bir yol haritası olarak işlev görecek ve derneğimizin kurumsal öğrenme kapasitesini güçlendirecektir. Stratejik plan döneminin sonunda, 2028 yılı içerisinde kapsamlı bir nihai değerlendirme gerçekleştirilecektir. Nihai değerlendirme yalnızca faaliyetlerin ne ölçüde gerçekleştirildiğini değil, 3 yıllık dönemde Agora’nın kurumsal ve programatik olarak nasıl bir değişim geçirdiğini inceleyecektir.